Pamuk İnşaat
Pamuk İnşaat

AK PARTİ’NİN “KARA KUTUSU” CÜNEYT ZAPSU YENİDEN GÜNDEMDE

Dünya 20.10.2026 - 23:54, Güncelleme: 20.10.2026 - 23:54
 

AK PARTİ’NİN “KARA KUTUSU” CÜNEYT ZAPSU YENİDEN GÜNDEMDE

AK Parti kurucularından Cüneyd Zapsu, Can Holding soruşturması kapsamında günde, geçmişteki ilişkileri,ABD temaslarındaki rolüyle yeniden gündemde .
AK Parti’nin kurucu isimleri arasında yer alan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanlarından iş insanı Cüneyd Zapsu, geçmişteki siyasi ilişkileri ve Can Holding soruşturması kapsamında hakkında gündeme getirilen iddialarla yeniden tartışma konusu oldu. Zapsu’nun AK Parti’nin kuruluş sürecindeki rolü, ABD ile ilişkileri ve geçmişte kamuoyuna yansıyan tartışmalar yeniden gündeme taşındı. AK Parti’nin kuruluş sürecinde etkili bir isimdi Cüneyd Zapsu, 2001 yılında AK Parti’nin kuruluş sürecinde yer alan isimlerden biri olarak Türk siyasetinde öne çıktı. Bir dönem partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeliğini de yapan Zapsu, Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çalışma çevresinde bulundu. Erdoğan’ın uluslararası temaslarında da rol oynayan Zapsu, özellikle ABD ile ilişkilerin geliştirilmesi sürecinde gündeme geldi. 2006 yılında Washington’da düzenlenen American Enterprise Institute toplantısında Erdoğan hakkında kullandığı ifadeler ise uzun süre tartışıldı. Zapsu’nun Erdoğan için kullandığı, “Sömürmek kötü bir kelime ama kullanmak…” şeklinde başlayan sözleri, uluslararası basında ve Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Açıklama, dönemin Türkiye-ABD ilişkileri ve Erdoğan yönetiminin Batı ile ilişkileri açısından tartışmalara konu oldu. 2008’de görevlerinden ayrıldı, kamuoyundaki görünürlüğü azaldı AK Parti’nin kuruluş döneminde etkili isimlerden biri olarak görülen Zapsu, 2008 yılında partideki resmî görevlerinden ayrıldı. Bu gelişmenin ardından siyasi gündemdeki görünürlüğü önceki yıllara kıyasla azaldı. Bununla birlikte Zapsu’nun siyasi ve ekonomik çevrelerle ilişkileri, geçmişteki açıklamaları ve Erdoğan yönetimi üzerindeki etkisine ilişkin yorumlar zaman zaman yeniden gündeme geldi. Can Holding soruşturmasında dikkat çeken iddia Gazeteci Barış Terkoğlu’nun gündeme taşıdığı iddiaya göre, Can Holding soruşturması kapsamında Cüneyd Zapsu hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Terkoğlu’nun aktardığına göre, kararın verildiği sırada yurt dışında bulunan Zapsu, bürokrasi ve siyasetten bazı isimlerle temasa geçti. İddiaya göre daha sonra karar değiştirildi ve Zapsu tanık sıfatıyla ifade verdi. Söz konusu iddialar, Zapsu’nun geçmişteki siyasi bağlantılarını yeniden tartışmaya açtı. Ancak yakalama kararı çıkarıldığı, kararın değiştirildiği ve Zapsu’nun hangi koşullarda ifade verdiği yönündeki bilgilerin resmî makamların açıklamaları ve soruşturma belgeleri üzerinden ayrıca doğrulanması gerekiyor. Tanık sıfatıyla ifade verilmesi de tek başına suç isnadı veya suçluluk anlamına gelmiyor. 2006’daki MASAK raporu iddiaları yeniden hatırlatıldı Cüneyd Zapsu hakkında geçmişte kamuoyuna yansıyan tartışmalardan biri de 2006 yılında bazı basın organlarında yer alan MASAK raporuna ilişkin haberlerdi. Dönemin haberlerinde, Zapsu’nun, terörün finansmanıyla bağlantılı olduğu iddiaları nedeniyle uluslararası alanda mal varlığı dondurma tedbirlerine konu olan Yasin El Kadı’nın başkanı olduğu Muvvafaq Vakfı ile bağlantılı bir hesaba para yatırdığı öne sürülmüştü. Haberlere konu olan raporda, söz konusu hesaplarda 1997-2001 yılları arasında gerçekleştirilen işlemlerin incelendiği aktarılmıştı. Bu iddialar geçmişte siyasi tartışmalara neden olurken, haberlerde yer alan bulguların hukuki sonuçları ve Zapsu hakkındaki herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Ergenekon iddianamesindeki şantaj iddiası Zapsu’nun adı 2009 yılında yayımlanan İkinci Ergenekon iddianamesine ilişkin haberlerde de geçti. Dönemin basınında yer alan haberlerde, iddianamede bulunduğu belirtilen bazı dokümanlarda Zapsu ile Erdoğan arasında şantaj ilişkisi olduğu ve Zapsu’nun elinde Erdoğan’a ait olduğu ileri sürülen görüntü kayıtlarının bulunduğu yönünde iddialara yer verildi. Söz konusu iddialar, iddianamede aktarıldığı belirtilen ifadeler ve belgeler çerçevesinde kamuoyuna yansıdı. Ancak bir iddianamede yer alan suçlamalar veya üçüncü kişilerin ileri sürdüğü iddialar, tek başına bunların doğrulandığı anlamına gelmiyor. Akif Çağatay Kılıç bağlantısı da gündeme getirildi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politika ve güvenlik alanındaki danışmanlarından Akif Çağatay Kılıç’ın geçmişte Cüneyd Zapsu’nun danışmanlığını yaptığı da yeniden hatırlatılan konular arasında yer aldı. Kılıç, daha sonra Başbakanlık bünyesinde görev aldı ve Erdoğan’ın yakın çalışma ekibinde bulundu. Erdoğan’ın yurt dışı ziyaretlerinde de görev üstlenen Kılıç’ın siyasi kariyerinin ilk dönemindeki bu bağlantı, Zapsu’nun Ankara’daki siyasi çevrelerle ilişkilerinin devamlılığına ilişkin yorumlarda gündeme getirildi. Ancak geçmişte aynı çalışma çevresinde bulunmak, tek başına kişiler arasında bugün de devam eden bir siyasi yönlendirme veya koordinasyon ilişkisi bulunduğunu kanıtlamıyor. Cüneyd Zapsu’nun siyasi geçmişi neden yeniden tartışılıyor? Cüneyd Zapsu’nun AK Parti’nin kuruluşundaki rolü, Erdoğan’ın ABD temaslarındaki etkisi, 1 Mart 2003 tezkeresi sürecindeki tutumu ve geçmişte hakkında yayımlanan haberler, Türkiye siyasetinin yakın tarihine ilişkin tartışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor. Can Holding soruşturması kapsamında gündeme getirilen son iddialar da bu geçmişi yeniden tartışmaya açmış durumda. Zapsu’nun siyasi ve bürokratik çevrelerle ilişkileri hakkındaki iddiaların açıklığa kavuşması için resmî açıklamalar, soruşturma belgeleri ve doğrulanabilir bilgiler önem taşıyor. Özellikle soruşturma kapsamında yakalama kararı verildiği ve sonrasında kararın değiştirildiği yönündeki iddiaların resmî kayıtlarla netleştirilmesi gerekiyor. Cüneyd Zapsu’nun geçmişteki siyasi rolü ile bugün kendisine atfedilen etkiler arasındaki ilişkinin anlaşılabilmesi için iddialarla belgelenmiş olguların birbirinden ayrılması gerekiyor.
AK Parti kurucularından Cüneyd Zapsu, Can Holding soruşturması kapsamında günde, geçmişteki ilişkileri,ABD temaslarındaki rolüyle yeniden gündemde .

AK Parti’nin kurucu isimleri arasında yer alan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanlarından iş insanı Cüneyd Zapsu, geçmişteki siyasi ilişkileri ve Can Holding soruşturması kapsamında hakkında gündeme getirilen iddialarla yeniden tartışma konusu oldu. Zapsu’nun AK Parti’nin kuruluş sürecindeki rolü, ABD ile ilişkileri ve geçmişte kamuoyuna yansıyan tartışmalar yeniden gündeme taşındı.

AK Parti’nin kuruluş sürecinde etkili bir isimdi

Cüneyd Zapsu, 2001 yılında AK Parti’nin kuruluş sürecinde yer alan isimlerden biri olarak Türk siyasetinde öne çıktı. Bir dönem partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeliğini de yapan Zapsu, Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çalışma çevresinde bulundu.

Erdoğan’ın uluslararası temaslarında da rol oynayan Zapsu, özellikle ABD ile ilişkilerin geliştirilmesi sürecinde gündeme geldi. 2006 yılında Washington’da düzenlenen American Enterprise Institute toplantısında Erdoğan hakkında kullandığı ifadeler ise uzun süre tartışıldı.

Zapsu’nun Erdoğan için kullandığı, “Sömürmek kötü bir kelime ama kullanmak…” şeklinde başlayan sözleri, uluslararası basında ve Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Açıklama, dönemin Türkiye-ABD ilişkileri ve Erdoğan yönetiminin Batı ile ilişkileri açısından tartışmalara konu oldu.

2008’de görevlerinden ayrıldı, kamuoyundaki görünürlüğü azaldı

AK Parti’nin kuruluş döneminde etkili isimlerden biri olarak görülen Zapsu, 2008 yılında partideki resmî görevlerinden ayrıldı. Bu gelişmenin ardından siyasi gündemdeki görünürlüğü önceki yıllara kıyasla azaldı.

Bununla birlikte Zapsu’nun siyasi ve ekonomik çevrelerle ilişkileri, geçmişteki açıklamaları ve Erdoğan yönetimi üzerindeki etkisine ilişkin yorumlar zaman zaman yeniden gündeme geldi.

Can Holding soruşturmasında dikkat çeken iddia

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun gündeme taşıdığı iddiaya göre, Can Holding soruşturması kapsamında Cüneyd Zapsu hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Terkoğlu’nun aktardığına göre, kararın verildiği sırada yurt dışında bulunan Zapsu, bürokrasi ve siyasetten bazı isimlerle temasa geçti. İddiaya göre daha sonra karar değiştirildi ve Zapsu tanık sıfatıyla ifade verdi.

Söz konusu iddialar, Zapsu’nun geçmişteki siyasi bağlantılarını yeniden tartışmaya açtı.

Ancak yakalama kararı çıkarıldığı, kararın değiştirildiği ve Zapsu’nun hangi koşullarda ifade verdiği yönündeki bilgilerin resmî makamların açıklamaları ve soruşturma belgeleri üzerinden ayrıca doğrulanması gerekiyor. Tanık sıfatıyla ifade verilmesi de tek başına suç isnadı veya suçluluk anlamına gelmiyor.

2006’daki MASAK raporu iddiaları yeniden hatırlatıldı

Cüneyd Zapsu hakkında geçmişte kamuoyuna yansıyan tartışmalardan biri de 2006 yılında bazı basın organlarında yer alan MASAK raporuna ilişkin haberlerdi.

Dönemin haberlerinde, Zapsu’nun, terörün finansmanıyla bağlantılı olduğu iddiaları nedeniyle uluslararası alanda mal varlığı dondurma tedbirlerine konu olan Yasin El Kadı’nın başkanı olduğu Muvvafaq Vakfı ile bağlantılı bir hesaba para yatırdığı öne sürülmüştü.

Haberlere konu olan raporda, söz konusu hesaplarda 1997-2001 yılları arasında gerçekleştirilen işlemlerin incelendiği aktarılmıştı.

Bu iddialar geçmişte siyasi tartışmalara neden olurken, haberlerde yer alan bulguların hukuki sonuçları ve Zapsu hakkındaki herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Ergenekon iddianamesindeki şantaj iddiası

Zapsu’nun adı 2009 yılında yayımlanan İkinci Ergenekon iddianamesine ilişkin haberlerde de geçti.

Dönemin basınında yer alan haberlerde, iddianamede bulunduğu belirtilen bazı dokümanlarda Zapsu ile Erdoğan arasında şantaj ilişkisi olduğu ve Zapsu’nun elinde Erdoğan’a ait olduğu ileri sürülen görüntü kayıtlarının bulunduğu yönünde iddialara yer verildi.

Söz konusu iddialar, iddianamede aktarıldığı belirtilen ifadeler ve belgeler çerçevesinde kamuoyuna yansıdı. Ancak bir iddianamede yer alan suçlamalar veya üçüncü kişilerin ileri sürdüğü iddialar, tek başına bunların doğrulandığı anlamına gelmiyor.

Akif Çağatay Kılıç bağlantısı da gündeme getirildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politika ve güvenlik alanındaki danışmanlarından Akif Çağatay Kılıç’ın geçmişte Cüneyd Zapsu’nun danışmanlığını yaptığı da yeniden hatırlatılan konular arasında yer aldı.

Kılıç, daha sonra Başbakanlık bünyesinde görev aldı ve Erdoğan’ın yakın çalışma ekibinde bulundu. Erdoğan’ın yurt dışı ziyaretlerinde de görev üstlenen Kılıç’ın siyasi kariyerinin ilk dönemindeki bu bağlantı, Zapsu’nun Ankara’daki siyasi çevrelerle ilişkilerinin devamlılığına ilişkin yorumlarda gündeme getirildi.

Ancak geçmişte aynı çalışma çevresinde bulunmak, tek başına kişiler arasında bugün de devam eden bir siyasi yönlendirme veya koordinasyon ilişkisi bulunduğunu kanıtlamıyor.

Cüneyd Zapsu’nun siyasi geçmişi neden yeniden tartışılıyor?

Cüneyd Zapsu’nun AK Parti’nin kuruluşundaki rolü, Erdoğan’ın ABD temaslarındaki etkisi, 1 Mart 2003 tezkeresi sürecindeki tutumu ve geçmişte hakkında yayımlanan haberler, Türkiye siyasetinin yakın tarihine ilişkin tartışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Can Holding soruşturması kapsamında gündeme getirilen son iddialar da bu geçmişi yeniden tartışmaya açmış durumda.

Zapsu’nun siyasi ve bürokratik çevrelerle ilişkileri hakkındaki iddiaların açıklığa kavuşması için resmî açıklamalar, soruşturma belgeleri ve doğrulanabilir bilgiler önem taşıyor. Özellikle soruşturma kapsamında yakalama kararı verildiği ve sonrasında kararın değiştirildiği yönündeki iddiaların resmî kayıtlarla netleştirilmesi gerekiyor.

Cüneyd Zapsu’nun geçmişteki siyasi rolü ile bugün kendisine atfedilen etkiler arasındaki ilişkinin anlaşılabilmesi için iddialarla belgelenmiş olguların birbirinden ayrılması gerekiyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.