Pamuk İnşaat
Pamuk İnşaat

Bursa'da kızıl geyiklerin av ihalesine tepki! Doğa ihale edilemez

02.07.2026 - 16:58, Güncelleme: 02.07.2026 - 16:58
 

Bursa'da kızıl geyiklerin av ihalesine tepki! Doğa ihale edilemez

Bursa'da meslek odaları, çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecine tepki gösterdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü önünde yapılan açıklamada, "Mesele yalnızca kızıl geyik değil, Bursa'nın yaşam hakkıdır." denildi.BURSA (İGFA) - Bursa'da çok sayıda meslek odası, çevre örgütü ve sivil toplum kuruluşu, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecinin başlatılmasına tepki göstermek amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması düzenledi. Bursa Tabip Odası, Bursa Barosu, Doğader, Bursa Veteriner Hekimler Odası ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı çok sayıda oda ve Nilüfer Kent Konseyi'nin katıldığı açıklama, "Sadece Kızıl Geyiği Değil, Bursa'nın Yaşam Hakkını Savunuyoruz" başlığıyla gerçekleştirildi. Ortak açıklamayı Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal okudu. "MESELE YALNIZCA BİR KIZIL GEYİK DEĞİL" Açıklamada, kızıl geyiklerin avlanmasının yalnızca bir yaban hayvanını değil, tüm ekosistemi ilgilendirdiği vurgulanarak, doğanın ekonomik bir değer üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkıldı. Katılımcılar, "Doğa alınıp satılacak, ihale edilecek ya da ekonomik karşılığı üzerinden değerlendirilecek bir meta değil, yaşamın ta kendisidir." ifadelerini kullandı. Basın açıklamasında, Bursa'nın karşı karşıya bulunduğu çevresel tehditlere de dikkat çekildi. Verimli tarım alanlarının sanayi yatırımları nedeniyle daraldığı, ormanların parçalandığı, maden faaliyetleri ve taş ocaklarının doğal yaşam alanları üzerindeki baskıyı artırdığı belirtilirken, iklim krizinin etkisiyle kuraklığın derinleştiği ve su kaynaklarının giderek azaldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik, Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorunu, Bursa Ovası üzerindeki yapılaşma baskısı, Uludağ'ın geleceği ve İznik Gölü'ndeki su kaybı da çevre sorunları arasında sıralandı. "TEK SAĞLIK" VURGUSU Açıklamada, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği belirtilerek, dünyada kabul gören "Tek Sağlık (One Health)" yaklaşımına dikkat çekildi. Kızıl geyiklerin orman ekosisteminin önemli bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, biyolojik çeşitliliğin korunmasının ekolojik denge açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Katılımcılar, Bursa'nın yalnızca çevre sorunlarıyla değil, Uluabat Gölü ve Yaren Leylek gibi doğayla uyumun simgesi olan değerleriyle de anılması gerektiğini belirtti. Açıklamanın sonunda, "Doğayı korumak romantik bir tercih değil; ekonomik, ekolojik ve toplumsal bir zorunluluktur. Doğa bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan emanettir." ifadelerine yer verilerek, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecinin durdurulması çağrısında bulunuldu.

Bursa'da meslek odaları, çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecine tepki gösterdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü önünde yapılan açıklamada, "Mesele yalnızca kızıl geyik değil, Bursa'nın yaşam hakkıdır." denildi.

BURSA (İGFA) - Bursa'da çok sayıda meslek odası, çevre örgütü ve sivil toplum kuruluşu, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecinin başlatılmasına tepki göstermek amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması düzenledi.

Bursa Tabip Odası, Bursa Barosu, Doğader, Bursa Veteriner Hekimler Odası ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı çok sayıda oda ve Nilüfer Kent Konseyi'nin katıldığı açıklama, "Sadece Kızıl Geyiği Değil, Bursa'nın Yaşam Hakkını Savunuyoruz" başlığıyla gerçekleştirildi. Ortak açıklamayı Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal okudu.

"MESELE YALNIZCA BİR KIZIL GEYİK DEĞİL"

Açıklamada, kızıl geyiklerin avlanmasının yalnızca bir yaban hayvanını değil, tüm ekosistemi ilgilendirdiği vurgulanarak, doğanın ekonomik bir değer üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkıldı.

Katılımcılar, "Doğa alınıp satılacak, ihale edilecek ya da ekonomik karşılığı üzerinden değerlendirilecek bir meta değil, yaşamın ta kendisidir." ifadelerini kullandı.

Basın açıklamasında, Bursa'nın karşı karşıya bulunduğu çevresel tehditlere de dikkat çekildi. Verimli tarım alanlarının sanayi yatırımları nedeniyle daraldığı, ormanların parçalandığı, maden faaliyetleri ve taş ocaklarının doğal yaşam alanları üzerindeki baskıyı artırdığı belirtilirken, iklim krizinin etkisiyle kuraklığın derinleştiği ve su kaynaklarının giderek azaldığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik, Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorunu, Bursa Ovası üzerindeki yapılaşma baskısı, Uludağ'ın geleceği ve İznik Gölü'ndeki su kaybı da çevre sorunları arasında sıralandı.

"TEK SAĞLIK" VURGUSU

Açıklamada, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği belirtilerek, dünyada kabul gören "Tek Sağlık (One Health)" yaklaşımına dikkat çekildi. Kızıl geyiklerin orman ekosisteminin önemli bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, biyolojik çeşitliliğin korunmasının ekolojik denge açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Katılımcılar, Bursa'nın yalnızca çevre sorunlarıyla değil, Uluabat Gölü ve Yaren Leylek gibi doğayla uyumun simgesi olan değerleriyle de anılması gerektiğini belirtti. Açıklamanın sonunda, "Doğayı korumak romantik bir tercih değil; ekonomik, ekolojik ve toplumsal bir zorunluluktur. Doğa bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan emanettir." ifadelerine yer verilerek, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecinin durdurulması çağrısında bulunuldu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.