Pamuk İnşaat
Pamuk İnşaat

Srebrenitsa’nın canlı tanığı ölüm yolculuğunu anlattı

Dünya 25.07.2026 - 21:40, Güncelleme: 25.07.2026 - 21:40
 

Srebrenitsa’nın canlı tanığı ölüm yolculuğunu anlattı

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31’inci yılında Küçükçekmece’de düzenlenen “Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?” başlıklı anma programında, 8 bin 372 Boşnak Müslüman dualarla anıldı.
Srebrenitsa’nın canlı tanığı ölüm yolculuğunu anlattı Srebrenitsa Soykırımı’nın 31’inci yılında Küçükçekmece’de düzenlenen “Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?” başlıklı anma programında, 8 bin 372 Boşnak Müslüman dualarla anıldı. Bosna Savaşı sırasında esir alınarak yaklaşık bir buçuk ay kampta tutulan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Görevlisi İsmail Hodžić, yaşadığı acıları ve Türkiye’ye uzanan hayat hikâyesini anlattı. AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanlığı İnsan Hakları Komisyonu tarafından düzenlenen “Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?” Srebrenitsa Soykırımı Anma Programı, Atatürk Parkı’nda gerçekleştirildi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Avukat Emin Kaan Kaya, MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, AK Parti önceki dönem Küçükçekmece İlçe Başkanı Nejat Öztürk, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Acılarını ilk kez canlı tanıktan dinlediler Programın en dikkat çeken bölümünde, Srebrenitsa doğumlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Görevlisi İsmail Hodžić, AK Parti Küçükçekmece İnsan Hakları Birimi Başkanı Avukat Rahmi Nur Şen’in sorularını yanıtladı. Bosna Savaşı başladığında 16 yaşında olduğunu anlatan Hodžić, doğup büyüdüğü bölgede Müslümanlarla Sırpların uzun yıllar kardeşlik ve birlik söylemleriyle bir arada yaşadığını ancak savaşın başlamasıyla gerçeklerle yüzleştiklerini söyledi. Köylerinin yaklaşık üç ay boyunca kuşatma altında kaldığını belirten Hodžić, yüzlerce kişinin bulunduğu bölgede yalnızca birkaç tüfekle kendilerini savunmaya çalıştıklarını ifade etti. Sınıf arkadaşlarını silahlı asker olarak karşısında gördü Hodžić, köylerinin düşmesinin ardından Sırp askerleri tarafından esir alındıklarını ve Drina Nehri üzerinden Sırbistan’a götürüldüklerini anlattı. Kendisini esir alan askerlerin arasında okul yıllarında aynı sınıfta oturduğu kişileri gördüğünü belirten Hodžić, bu anın hayatındaki en ağır yüzleşmelerden biri olduğunu söyledi. Esirlerin TIR kasalarına ve otobüslere doldurularak Sırbistan’ın iç kesimlerine götürüldüğünü anlatan Hodžić, yaklaşık bir buçuk ay boyunca esir kampında tutulduğunu kaydetti. Uluslararası Kızılhaç’ın girişimleri sonucunda gerçekleştirilen esir takasıyla serbest bırakıldıklarını belirten Hodžić, daha sonra Makedonya’ya gönderildiklerini söyledi. Hodžić’in Bosna Savaşı sırasında esir alınarak yaklaşık bir buçuk ay kampta tutulduğu, daha önceki açıklamalarına da yansıdı. Babası ölüm tuzağından minareyi takip ederek kurtuldu Makedonya sınırına geldiklerinde kadınların, çocukların ve yaşlıların geçişine izin verildiğini ancak silah kullanabilecek yaştaki erkeklerin geri gönderilmek istendiğini anlatan Hodžić, yaşananları şu sözlerle aktardı: “Bize, erkeklerden en az altı kişinin geri dönmesi gerektiğini söylediler. O altı kişinin arasında rahmetli babam da vardı. Son kez görüşüyormuşuz gibi ağlayarak vedalaştık.” Altı kişinin Sırp güvenlik güçlerine teslim edilmek üzere bir trene bindirildiğini belirten Hodžić, babası ve beraberindekilerin tren yavaşladığı sırada atlayarak kaçtığını söyledi. Hodžić, kaçanların dikenlerin arkasına saklanarak kendilerini bekleyen Sırp askerlerini gördüğünü, hava karardıktan sonra uzaktaki bir minareyi takip ederek Müslüman Arnavutların yaşadığı bir köye ulaştığını anlattı. Köylülerin yardımıyla dağ yollarından ilerleyen altı kişinin üç gün sonra Üsküp’e ulaştığını ifade etti. Ezansız Avrupa yerine Türkiye Esir kampından kurtulmalarının ardından Avrupa ülkelerinin Bosnalı mültecilere kapılarını açtığını anlatan Hodžić, kendisinin de genç yaşta Almanya’ya gitmeyi düşündüğünü söyledi. Bu düşüncesini dedesiyle paylaştığında aldığı cevabın hayatının yönünü değiştirdiğini belirten Hodžić, dedesinin kendisine, “Siz nereye gitmek istiyorsanız gidin. Ama ben ezansız Avrupa’da yaşamaktansa ezanlı Türkiye’de ölmeyi tercih ederim” dediğini aktardı. Hodžić, ailesinin Türkiye’ye gelmesinde ve kendisinin yaşamını Türkiye’de sürdürmesinde bu sözlerin belirleyici olduğunu ifade etti. En büyük acıyı anneler çekti Savaşların en büyük mağdurlarının kadınlar ve anneler olduğunu vurgulayan Hodžić, erkeklerin cephede bir kurşunla hayatını kaybettiğini ancak savaş sırasında saldırıya ve tecavüze uğrayan kadınların acılarının ömür boyu sürdüğünü dile getirdi. Srebrenitsa’da hayatını kaybedenlerin geri getirilemeyeceğini belirten Hodžić, anma programlarının asıl olarak gençler ve gelecek nesiller için düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Hodžić, “Bu programlar geçmişimizi çocuklarımıza unutturmamak ve gelecekte aynı acıların tekrar yaşanmasını önlemek için önemlidir” dedi. Vatan ve bayrak söz konusu olunca birleşin Konuşmasında gençlere seslenen Hodžić, savaş yıllarında çıkardığı en büyük dersin güçlü bir devletin, vatanın ve bayrağın önemi olduğunu söyledi. Hodžić, şöyle konuştu: “Yetimliği annesiz veya babasız kalmak olarak biliriz. Ancak bundan daha büyük bir yetimlik vardır. En büyük yetimlik vatansız ve bayraksız kalmaktır. Vatanımız, devletimiz ve güçlü bir bayrağımız olsaydı ne ben esir olurdum ne de Srebrenitsa’da soykırım yaşanırdı. Siyasi düşünceleriniz ve inançlarınız farklı olabilir. Ancak devlet ve bayrak söz konusu olduğunda birlik ve beraberlik içinde olun.” Srebrenitsa’ya ve Bosna’ya sahip çıkın Srebrenitsa Şehitliği’nde karşılaştığı bir şehit annesinin sözlerini de paylaşan Hodžić, yaşlı kadının kendisine, “Biz yarın burada olmadığımızda, bizim için değil, burada yatan çocuklarımız için Srebrenitsa’ya, Bosna’ya ve bu vatana sahip çıkın” dediğini anlattı. Hodžić, yaşadığı bütün acılara rağmen vatanını ve bayrağını kendi acısının üzerinde tutan şehit annesinin sözlerinden derinden etkilendiğini ifade etti. Merhum Aliya İzzetbegoviç’in özgürlük ve soykırımın unutulmaması konusundaki mesajlarını da hatırlatan Hodžić, “Affedip affetmemekte serbestsiniz ancak soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Av:Rahime Nursena MULUN: Bir Mavi Kelebek Neden Uçar Kıymetli teşkilat mensuplarımız, Ve çok değerli hemşehrilerimiz; Hepinizi en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bugün burada, "Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?" sorusunun anlamını birlikte düşünmek, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olan Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılında, hayatını kaybeden masumları rahmetle anmak ve insanlığın ortak vicdanını diri tutmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. 11 Temmuz 1995 tarihinde, Birleşmiş Milletler tarafından "güvenli bölge" ilan edilen Srebrenitsa'da, dünyanın gözleri önünde en az 8.372 Boşnak erkek ve çocuk, yalnızca kimlikleri ve inançları nedeniyle sistematik bir şekilde katledildi. Geride ise tarif edilmesi mümkün olmayan acılar, parçalanmış aileler ve insanlık vicdanında asla silinmeyecek derin yaralar kaldı. Aradan geçen 31 yıla rağmen bu acı hâlâ dinmedi. Bugün dahi kimlikleri yeni tespit edilen şehitler toprağa veriliyor. Her bulunan mezar, her teşhis edilen naaş, bize yalnızca geçmişi değil; adaletin gecikse de mutlaka tecelli etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Srebrenitsa, insan haklarının ihlal edildiği her yerde sessiz kalmanın, zulmü büyüttüğünü ve insanlığın ortak vicdanını yaraladığını göstermiştir. Bu nedenle insan haklarını savunmak yalnızca hukuki bir sorumluluk değil; aynı zamanda ahlaki, vicdani ve insani bir görevdir. Bizler, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanlığı İnsan Hakları Komisyonu olarak; dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, insan onurunu hedef alan her türlü zulmün, ayrımcılığın, savaş suçunun ve soykırımın karşısında durmaya devam edeceğiz. Çünkü Bosna'nın bilge lideri Aliya İzzetbegoviç'in şu sözü, hafızalarımıza kazınmış tarihî bir uyarıdır: "Ne yaparsanız yapın, soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır." Bugün Srebrenitsa'yı anarken yalnızca geçmişi hatırlamıyor; aynı zamanda bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insanlık dramlarına karşı da ortak vicdanımızı ortaya koyuyoruz. Doğu Türkistan'da temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılan Uygur Türklerinin yaşadığı acıları da, Filistin'de, özellikle Gazze'de sivillerin maruz kaldığı insani dramı da aynı hassasiyetle takip ediyoruz. Zulmün coğrafyası değişebilir; ancak adaletin, insan haklarının ve insanlık vicdanının ölçüsü değişmez. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin, mazlum coğrafyaların sesi olmaya devam ettiğine inanıyor; Türkiye Yüzyılı vizyonuyla insan haklarını, adaleti ve hakkaniyeti savunan güçlü bir duruşun temsilcisi olmayı sürdürüyoruz. Bu anlayışla, İlçe Başkanımız Av. Emin Kaan Kaya öncülüğünde ilçemizde insan hakları konusunda farkındalık oluşturan çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ifade ettiği gibi:Hakim bir dava, mahkûm bir edayla anlatılamaz." Bu söz, hakikati cesaretle savunmanın ve insanlık adına sorumluluk almanın en güçlü ifadesidir. Bugün burada yalnızca bir anma programı gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda vicdanlarımızı diri tutan önemli bir dayanışmaya da tanıklık ediyoruz. AK Parti Küçükçekmece Kadın Kollarımızın kıymetli üyeleri, iki haftadır büyük bir emek ve sabırla Srebrenitsa Çiçekleri örerek Bosnalı annelerin acısını paylaşan anlamlı bir vefa örneği sergilediler. Bugün de bu anlamlı çalışmayı burada sürdürerek acının, dayanışmanın ve umudun sembolünü hep birlikte yaşattılar. Ayrıca hazırladığımız açık hava fotoğraf sergisiyle, Srebrenitsa Soykırımı'nın unutulmaması adına tarihî gerçekleri ve yaşanan insanlık dramını hemşehrilerimizin dikkatine sunmaya gayret ettik. Bu anlamlı programın hazırlanmasında desteklerini esirgemeyen İlçe Başkanımız Av. Emin Kaan Kaya'ya, Zambak Kadın Derneği üyesi Fatma Şen Hanımefendi'ye, 7 Bölge 7 Renk Derneği Başkanı Sayın Sibel Kızılhan'a ve kıymetli yönetimine, TÜGVA ailesine, İlçe Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve İnsan Hakları Komisyonumuzun tüm üyelerine, Samsun'dan gelerek bizlerle duygu ve hatıralarını paylaşan kıymetli hocamız Sayın İsmail Hodziç'e, katılımlarıyla bizleri onurlandıran İstanbul Milletvekilimiz Sayın Seda Gören Bölük Hanımefendi'ye ve bugün burada bizlerle olan siz değerli misafirlerimize en içten teşekkürlerimizi sunuyorum. Temennimiz; dünyanın hiçbir yerinde çocukların savaşların kurbanı olmadığı, annelerin gözyaşı dökmediği, insanların kimlikleri, inançları ve etnik kökenleri nedeniyle hedef alınmadığı; adaletin, barışın ve insan haklarının hâkim olduğu bir dünyanın inşa edilmesidir. Bu duygu ve düşüncelerle, Srebrenitsa'da hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmetle ve saygıyla anıyor; Filistin'de, Doğu Türkistan'da ve dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan tüm mazlumların yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum. Katılımlarınız ve duyarlılığınız için her birinize teşekkür ediyor, hepinizi saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum. Kaya: Srebrenitsa insanlığın ortak acısıdır AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Avukat Emin Kaan Kaya, 11 Temmuz 1995’te Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa’da 8 bin 372 Boşnak Müslümanın katledildiğini hatırlattı. Srebrenitsa’nın yalnızca Bosna Hersek’in değil, bütün insanlığın ortak acısı olduğunu belirten Kaya, “Srebrenitsa, zulüm karşısında sessizliğin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğinin kanıtıdır” dedi. Türkiye’nin tarih boyunca mazlumların yanında yer aldığını ifade eden Kaya, Gazze, Doğu Türkistan ve Arakan’da yaşanan zulümlerin de unutulmayacağını söyledi. Kaya, “Merhum Aliya İzzetbegoviç’in ifade ettiği gibi unutulan soykırım tekrarlanır. Biz de aynı acıların tekrar yaşanmaması için Küçükçekmece’den gür bir sesle karşı çıktığımızı söylüyoruz” diye konuştu. Öztürk: "Srebrenitsa Soykırımı İnsanlık Tarihinin En Büyük Utançlarından Biridir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyesi Meclis Üyesi, AK Parti Küçükçekmece önceki dönem İlçe Başkanı Nejat Öztürk, Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada, soykırımların unutulmaması gerektiğini vurgulayarak birlik, adalet ve insanlık çağrısında bulundu. Konuşmasına protokol üyeleri, teşkilat mensupları ve vatandaşları selamlayarak başlayan Nejat Öztürk, 11 Temmuz 1995'te Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde yaşanan katliamın insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğunu söyledi. Avrupa'nın göbeğinde yaşanan Srebrenitsa Soykırımı'nın uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleştiğini ifade eden Öztürk, "Srebrenitsa'da yaşananlar yalnızca Bosna'nın değil, tüm insanlığın ortak vicdanını yaralayan büyük bir trajedidir. Güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'da binlerce masum Boşnak Müslüman katledilmiş, dünya ise bu vahşeti büyük ölçüde seyretmekle yetinmiştir." dedi. Soykırımların unutulmaması gerektiğini belirten Öztürk, "Unutulan acılar ne yazık ki yeniden yaşanabiliyor. Bu nedenle düzenlenen anma programları, hafızamızı diri tutmak ve benzer insanlık suçlarının bir daha yaşanmaması adına büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı. Konuşmasında Filistin'de yaşanan gelişmelere de değinen Öztürk, bugün de masum sivillerin ağır bedeller ödediğini belirterek, Filistin halkının bir an önce barış ve huzura kavuşmasını temenni etti. Bosna Savaşı boyunca hayatını kaybedenleri rahmetle anan Öztürk, "Bosna'da şehit düşen tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve Bosna halkına sabır diliyorum." dedi. Konuşmasının sonunda anma programının düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Emin Kaan Kaya başta olmak üzere ilçe teşkilatına ve organizasyonda görev alan herkese teşekkür eden Nejat Öztürk, Srebrenitsa'da hayatını kaybedenleri rahmet ve saygıyla andıklarını ifade etti. Sarısoy: Unutmak ihanettir MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: "Srebrenitsa'yı Unutmak, İnsanlık Vicdanına İhanettir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada, Bosna'da yaşanan katliamın insanlık tarihinin en büyük utançlarından biri olduğunu belirterek, mazlum coğrafyalarda yaşanan zulümlere karşı ortak vicdan çağrısında bulundu. Srebrenitsa Soykırımı'nı anma programında konuşan MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, organizasyonda emeği geçen AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Emin Kaan Kaya'ya, ilçe yönetimine ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Konuşmasında Bosna-Hersek'te yaşanan katliamın unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarısoy, "Srebrenitsa'da katledilen 8 bin 372 Boşnak kardeşimizi rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah'tan hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine sabır ve metanet diliyorum." ifadelerini kullandı. "Unutmak ihanettir." diyen Sarısoy, Avrupa'nın ortasında yaşanan katliamın tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini belirterek, benzer acıların tekrar yaşanmaması için Srebrenitsa'nın daima hatırlanması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin tarih boyunca mazlum milletlerin yanında yer aldığını ifade eden Sarısoy, Bosna halkına verilen desteğin milletin vicdanının bir yansıması olduğunu dile getirdi. Konuşmasında Gazze, Filistin, Myanmar ve Doğu Türkistan'da yaşanan insanlık dramlarına da değinen Sarısoy, dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın zulmün karşısında durmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası platformlarda dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" sözünü hatırlatan Sarısoy, mazlum milletlerin sesi olmanın önemli bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda Bosna Savaşı'nda hayatını kaybedenleri rahmetle anan Sarısoy, yaklaşan 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla 15 Temmuz şehitlerini ve gazilerini de rahmet, minnet ve şükranla yâd etti. AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören  Bosna Savaşı yaşandığı sırada 12 yaşında olduğunu ve ailesinin Bosna’ya sağlık malzemesi gönderilmesi için yürütülen çalışmalara destek verdiğini anlattı. Srebrenitsa’nın ailesinde ve kendi hayatında özel bir yere sahip olduğunu belirten Gören, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsündeki ilk konuşmasını 11 Temmuz 2023’te Srebrenitsa annelerine ithaf ettiğini söyledi. Programın isminde yer alan mavi kelebeğin anlamına dikkat çeken Gören, “Bir kelebek ne kadar şey anlatabilir? Bir kelebek çok şey anlatabilir. Teknik imkânlarla bulamadığımız, toprağın altında kalan binlerce şehidimizin izini mavi kelebekler gösterdi” dedi. Türkiye’nin Balkan coğrafyasından koparılamayacağını vurgulayan Gören, gençlerin Hodžić gibi canlı tanıkları dinlemesinin birlik, beraberlik ve vatan bilincinin korunması bakımından büyük önem taşıdığını söyledi. Programın gerçekleştirilmesine verdiği destek dolayısıyla Zambak Kadın Derneği Yöneticisi Fatma Şen’e teşekkür edildi. Program, İsmail Hodžić’e yapılan takdimin, toplu fotoğraf çekiminin ve katılımcılara aşure ikram edilmesinin ardından sona erdi.  
Srebrenitsa Soykırımı’nın 31’inci yılında Küçükçekmece’de düzenlenen “Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?” başlıklı anma programında, 8 bin 372 Boşnak Müslüman dualarla anıldı.

Srebrenitsa’nın canlı tanığı ölüm yolculuğunu anlattı

Srebrenitsa Soykırımı’nın 31’inci yılında Küçükçekmece’de düzenlenen “Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?” başlıklı anma programında, 8 bin 372 Boşnak Müslüman dualarla anıldı. Bosna Savaşı sırasında esir alınarak yaklaşık bir buçuk ay kampta tutulan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Görevlisi İsmail Hodžić, yaşadığı acıları ve Türkiye’ye uzanan hayat hikâyesini anlattı.

AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanlığı İnsan Hakları Komisyonu tarafından düzenlenen “Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?” Srebrenitsa Soykırımı Anma Programı, Atatürk Parkı’nda gerçekleştirildi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Programa AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Avukat Emin Kaan Kaya, MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, AK Parti önceki dönem Küçükçekmece İlçe Başkanı Nejat Öztürk, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Acılarını ilk kez canlı tanıktan dinlediler

Programın en dikkat çeken bölümünde, Srebrenitsa doğumlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Görevlisi İsmail Hodžić, AK Parti Küçükçekmece İnsan Hakları Birimi Başkanı Avukat Rahmi Nur Şen’in sorularını yanıtladı.

Bosna Savaşı başladığında 16 yaşında olduğunu anlatan Hodžić, doğup büyüdüğü bölgede Müslümanlarla Sırpların uzun yıllar kardeşlik ve birlik söylemleriyle bir arada yaşadığını ancak savaşın başlamasıyla gerçeklerle yüzleştiklerini söyledi.

Köylerinin yaklaşık üç ay boyunca kuşatma altında kaldığını belirten Hodžić, yüzlerce kişinin bulunduğu bölgede yalnızca birkaç tüfekle kendilerini savunmaya çalıştıklarını ifade etti.

Sınıf arkadaşlarını silahlı asker olarak karşısında gördü

Hodžić, köylerinin düşmesinin ardından Sırp askerleri tarafından esir alındıklarını ve Drina Nehri üzerinden Sırbistan’a götürüldüklerini anlattı.

Kendisini esir alan askerlerin arasında okul yıllarında aynı sınıfta oturduğu kişileri gördüğünü belirten Hodžić, bu anın hayatındaki en ağır yüzleşmelerden biri olduğunu söyledi.

Esirlerin TIR kasalarına ve otobüslere doldurularak Sırbistan’ın iç kesimlerine götürüldüğünü anlatan Hodžić, yaklaşık bir buçuk ay boyunca esir kampında tutulduğunu kaydetti. Uluslararası Kızılhaç’ın girişimleri sonucunda gerçekleştirilen esir takasıyla serbest bırakıldıklarını belirten Hodžić, daha sonra Makedonya’ya gönderildiklerini söyledi. Hodžić’in Bosna Savaşı sırasında esir alınarak yaklaşık bir buçuk ay kampta tutulduğu, daha önceki açıklamalarına da yansıdı.

Babası ölüm tuzağından minareyi takip ederek kurtuldu

Makedonya sınırına geldiklerinde kadınların, çocukların ve yaşlıların geçişine izin verildiğini ancak silah kullanabilecek yaştaki erkeklerin geri gönderilmek istendiğini anlatan Hodžić, yaşananları şu sözlerle aktardı:

“Bize, erkeklerden en az altı kişinin geri dönmesi gerektiğini söylediler. O altı kişinin arasında rahmetli babam da vardı. Son kez görüşüyormuşuz gibi ağlayarak vedalaştık.”

Altı kişinin Sırp güvenlik güçlerine teslim edilmek üzere bir trene bindirildiğini belirten Hodžić, babası ve beraberindekilerin tren yavaşladığı sırada atlayarak kaçtığını söyledi.

Hodžić, kaçanların dikenlerin arkasına saklanarak kendilerini bekleyen Sırp askerlerini gördüğünü, hava karardıktan sonra uzaktaki bir minareyi takip ederek Müslüman Arnavutların yaşadığı bir köye ulaştığını anlattı. Köylülerin yardımıyla dağ yollarından ilerleyen altı kişinin üç gün sonra Üsküp’e ulaştığını ifade etti.

Ezansız Avrupa yerine Türkiye

Esir kampından kurtulmalarının ardından Avrupa ülkelerinin Bosnalı mültecilere kapılarını açtığını anlatan Hodžić, kendisinin de genç yaşta Almanya’ya gitmeyi düşündüğünü söyledi.

Bu düşüncesini dedesiyle paylaştığında aldığı cevabın hayatının yönünü değiştirdiğini belirten Hodžić, dedesinin kendisine, “Siz nereye gitmek istiyorsanız gidin. Ama ben ezansız Avrupa’da yaşamaktansa ezanlı Türkiye’de ölmeyi tercih ederim” dediğini aktardı.

Hodžić, ailesinin Türkiye’ye gelmesinde ve kendisinin yaşamını Türkiye’de sürdürmesinde bu sözlerin belirleyici olduğunu ifade etti.

En büyük acıyı anneler çekti

Savaşların en büyük mağdurlarının kadınlar ve anneler olduğunu vurgulayan Hodžić, erkeklerin cephede bir kurşunla hayatını kaybettiğini ancak savaş sırasında saldırıya ve tecavüze uğrayan kadınların acılarının ömür boyu sürdüğünü dile getirdi.

Srebrenitsa’da hayatını kaybedenlerin geri getirilemeyeceğini belirten Hodžić, anma programlarının asıl olarak gençler ve gelecek nesiller için düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Hodžić, “Bu programlar geçmişimizi çocuklarımıza unutturmamak ve gelecekte aynı acıların tekrar yaşanmasını önlemek için önemlidir” dedi.

Vatan ve bayrak söz konusu olunca birleşin

Konuşmasında gençlere seslenen Hodžić, savaş yıllarında çıkardığı en büyük dersin güçlü bir devletin, vatanın ve bayrağın önemi olduğunu söyledi.

Hodžić, şöyle konuştu:

“Yetimliği annesiz veya babasız kalmak olarak biliriz. Ancak bundan daha büyük bir yetimlik vardır. En büyük yetimlik vatansız ve bayraksız kalmaktır. Vatanımız, devletimiz ve güçlü bir bayrağımız olsaydı ne ben esir olurdum ne de Srebrenitsa’da soykırım yaşanırdı. Siyasi düşünceleriniz ve inançlarınız farklı olabilir. Ancak devlet ve bayrak söz konusu olduğunda birlik ve beraberlik içinde olun.”

Srebrenitsa’ya ve Bosna’ya sahip çıkın

Srebrenitsa Şehitliği’nde karşılaştığı bir şehit annesinin sözlerini de paylaşan Hodžić, yaşlı kadının kendisine, “Biz yarın burada olmadığımızda, bizim için değil, burada yatan çocuklarımız için Srebrenitsa’ya, Bosna’ya ve bu vatana sahip çıkın” dediğini anlattı.

Hodžić, yaşadığı bütün acılara rağmen vatanını ve bayrağını kendi acısının üzerinde tutan şehit annesinin sözlerinden derinden etkilendiğini ifade etti.

Merhum Aliya İzzetbegoviç’in özgürlük ve soykırımın unutulmaması konusundaki mesajlarını da hatırlatan Hodžić, “Affedip affetmemekte serbestsiniz ancak soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Av:Rahime Nursena MULUN: Bir Mavi Kelebek Neden Uçar

Kıymetli teşkilat mensuplarımız,
Ve çok değerli hemşehrilerimiz;

Hepinizi en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Bugün burada, "Bir Mavi Kelebek Neden Uçar?" sorusunun anlamını birlikte düşünmek, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olan Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılında, hayatını kaybeden masumları rahmetle anmak ve insanlığın ortak vicdanını diri tutmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz.

11 Temmuz 1995 tarihinde, Birleşmiş Milletler tarafından "güvenli bölge" ilan edilen Srebrenitsa'da, dünyanın gözleri önünde en az 8.372 Boşnak erkek ve çocuk, yalnızca kimlikleri ve inançları nedeniyle sistematik bir şekilde katledildi. Geride ise tarif edilmesi mümkün olmayan acılar, parçalanmış aileler ve insanlık vicdanında asla silinmeyecek derin yaralar kaldı.

Aradan geçen 31 yıla rağmen bu acı hâlâ dinmedi. Bugün dahi kimlikleri yeni tespit edilen şehitler toprağa veriliyor. Her bulunan mezar, her teşhis edilen naaş, bize yalnızca geçmişi değil; adaletin gecikse de mutlaka tecelli etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Srebrenitsa, insan haklarının ihlal edildiği her yerde sessiz kalmanın, zulmü büyüttüğünü ve insanlığın ortak vicdanını yaraladığını göstermiştir. Bu nedenle insan haklarını savunmak yalnızca hukuki bir sorumluluk değil; aynı zamanda ahlaki, vicdani ve insani bir görevdir.

Bizler, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanlığı İnsan Hakları Komisyonu olarak; dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, insan onurunu hedef alan her türlü zulmün, ayrımcılığın, savaş suçunun ve soykırımın karşısında durmaya devam edeceğiz.

Çünkü Bosna'nın bilge lideri Aliya İzzetbegoviç'in şu sözü, hafızalarımıza kazınmış tarihî bir uyarıdır:

"Ne yaparsanız yapın, soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."

Bugün Srebrenitsa'yı anarken yalnızca geçmişi hatırlamıyor; aynı zamanda bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insanlık dramlarına karşı da ortak vicdanımızı ortaya koyuyoruz.

Doğu Türkistan'da temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılan Uygur Türklerinin yaşadığı acıları da, Filistin'de, özellikle Gazze'de sivillerin maruz kaldığı insani dramı da aynı hassasiyetle takip ediyoruz. Zulmün coğrafyası değişebilir; ancak adaletin, insan haklarının ve insanlık vicdanının ölçüsü değişmez.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin, mazlum coğrafyaların sesi olmaya devam ettiğine inanıyor; Türkiye Yüzyılı vizyonuyla insan haklarını, adaleti ve hakkaniyeti savunan güçlü bir duruşun temsilcisi olmayı sürdürüyoruz.

Bu anlayışla, İlçe Başkanımız Av. Emin Kaan Kaya öncülüğünde ilçemizde insan hakları konusunda farkındalık oluşturan çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ifade ettiği gibi:Hakim bir dava, mahkûm bir edayla anlatılamaz."

Bu söz, hakikati cesaretle savunmanın ve insanlık adına sorumluluk almanın en güçlü ifadesidir.

Bugün burada yalnızca bir anma programı gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda vicdanlarımızı diri tutan önemli bir dayanışmaya da tanıklık ediyoruz.

AK Parti Küçükçekmece Kadın Kollarımızın kıymetli üyeleri, iki haftadır büyük bir emek ve sabırla Srebrenitsa Çiçekleri örerek Bosnalı annelerin acısını paylaşan anlamlı bir vefa örneği sergilediler. Bugün de bu anlamlı çalışmayı burada sürdürerek acının, dayanışmanın ve umudun sembolünü hep birlikte yaşattılar.

Ayrıca hazırladığımız açık hava fotoğraf sergisiyle, Srebrenitsa Soykırımı'nın unutulmaması adına tarihî gerçekleri ve yaşanan insanlık dramını hemşehrilerimizin dikkatine sunmaya gayret ettik.

Bu anlamlı programın hazırlanmasında desteklerini esirgemeyen İlçe Başkanımız Av. Emin Kaan Kaya'ya, Zambak Kadın Derneği üyesi Fatma Şen Hanımefendi'ye, 7 Bölge 7 Renk Derneği Başkanı Sayın Sibel Kızılhan'a ve kıymetli yönetimine, TÜGVA ailesine, İlçe Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve İnsan Hakları Komisyonumuzun tüm üyelerine, Samsun'dan gelerek bizlerle duygu ve hatıralarını paylaşan kıymetli hocamız Sayın İsmail Hodziç'e, katılımlarıyla bizleri onurlandıran İstanbul Milletvekilimiz Sayın Seda Gören Bölük Hanımefendi'ye ve bugün burada bizlerle olan siz değerli misafirlerimize en içten teşekkürlerimizi sunuyorum.

Temennimiz; dünyanın hiçbir yerinde çocukların savaşların kurbanı olmadığı, annelerin gözyaşı dökmediği, insanların kimlikleri, inançları ve etnik kökenleri nedeniyle hedef alınmadığı; adaletin, barışın ve insan haklarının hâkim olduğu bir dünyanın inşa edilmesidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Srebrenitsa'da hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmetle ve saygıyla anıyor; Filistin'de, Doğu Türkistan'da ve dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan tüm mazlumların yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum.

Katılımlarınız ve duyarlılığınız için her birinize teşekkür ediyor, hepinizi saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum.

Kaya: Srebrenitsa insanlığın ortak acısıdır

AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Avukat Emin Kaan Kaya, 11 Temmuz 1995’te Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa’da 8 bin 372 Boşnak Müslümanın katledildiğini hatırlattı.

Srebrenitsa’nın yalnızca Bosna Hersek’in değil, bütün insanlığın ortak acısı olduğunu belirten Kaya, “Srebrenitsa, zulüm karşısında sessizliğin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğinin kanıtıdır” dedi.

Türkiye’nin tarih boyunca mazlumların yanında yer aldığını ifade eden Kaya, Gazze, Doğu Türkistan ve Arakan’da yaşanan zulümlerin de unutulmayacağını söyledi.

Kaya, “Merhum Aliya İzzetbegoviç’in ifade ettiği gibi unutulan soykırım tekrarlanır. Biz de aynı acıların tekrar yaşanmaması için Küçükçekmece’den gür bir sesle karşı çıktığımızı söylüyoruz” diye konuştu.

Öztürk: " Srebrenitsa Soykırımı İnsanlık Tarihinin En Büyük Utançlarından Biridir"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyesi Meclis Üyesi, AK Parti Küçükçekmece önceki dönem İlçe Başkanı Nejat Öztürk, Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada, soykırımların unutulmaması gerektiğini vurgulayarak birlik, adalet ve insanlık çağrısında bulundu.

Konuşmasına protokol üyeleri, teşkilat mensupları ve vatandaşları selamlayarak başlayan Nejat Öztürk, 11 Temmuz 1995'te Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde yaşanan katliamın insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğunu söyledi.

Avrupa'nın göbeğinde yaşanan Srebrenitsa Soykırımı'nın uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleştiğini ifade eden Öztürk, "Srebrenitsa'da yaşananlar yalnızca Bosna'nın değil, tüm insanlığın ortak vicdanını yaralayan büyük bir trajedidir. Güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'da binlerce masum Boşnak Müslüman katledilmiş, dünya ise bu vahşeti büyük ölçüde seyretmekle yetinmiştir." dedi.

Soykırımların unutulmaması gerektiğini belirten Öztürk, "Unutulan acılar ne yazık ki yeniden yaşanabiliyor. Bu nedenle düzenlenen anma programları, hafızamızı diri tutmak ve benzer insanlık suçlarının bir daha yaşanmaması adına büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Filistin'de yaşanan gelişmelere de değinen Öztürk, bugün de masum sivillerin ağır bedeller ödediğini belirterek, Filistin halkının bir an önce barış ve huzura kavuşmasını temenni etti.

Bosna Savaşı boyunca hayatını kaybedenleri rahmetle anan Öztürk, "Bosna'da şehit düşen tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve Bosna halkına sabır diliyorum." dedi.

Konuşmasının sonunda anma programının düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Emin Kaan Kaya başta olmak üzere ilçe teşkilatına ve organizasyonda görev alan herkese teşekkür eden Nejat Öztürk, Srebrenitsa'da hayatını kaybedenleri rahmet ve saygıyla andıklarını ifade etti.

Sarısoy: Unutmak ihanettir

MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: "Srebrenitsa'yı Unutmak, İnsanlık Vicdanına İhanettir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, Srebrenitsa Soykırımı'nın yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada, Bosna'da yaşanan katliamın insanlık tarihinin en büyük utançlarından biri olduğunu belirterek, mazlum coğrafyalarda yaşanan zulümlere karşı ortak vicdan çağrısında bulundu.

Srebrenitsa Soykırımı'nı anma programında konuşan MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, organizasyonda emeği geçen AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Emin Kaan Kaya'ya, ilçe yönetimine ve katkı sunan herkese teşekkür etti.

Konuşmasında Bosna-Hersek'te yaşanan katliamın unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarısoy, "Srebrenitsa'da katledilen 8 bin 372 Boşnak kardeşimizi rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah'tan hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine sabır ve metanet diliyorum." ifadelerini kullandı.

"Unutmak ihanettir." diyen Sarısoy, Avrupa'nın ortasında yaşanan katliamın tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini belirterek, benzer acıların tekrar yaşanmaması için Srebrenitsa'nın daima hatırlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin tarih boyunca mazlum milletlerin yanında yer aldığını ifade eden Sarısoy, Bosna halkına verilen desteğin milletin vicdanının bir yansıması olduğunu dile getirdi.

Konuşmasında Gazze, Filistin, Myanmar ve Doğu Türkistan'da yaşanan insanlık dramlarına da değinen Sarısoy, dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın zulmün karşısında durmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası platformlarda dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" sözünü hatırlatan Sarısoy, mazlum milletlerin sesi olmanın önemli bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda Bosna Savaşı'nda hayatını kaybedenleri rahmetle anan Sarısoy, yaklaşan 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla 15 Temmuz şehitlerini ve gazilerini de rahmet, minnet ve şükranla yâd etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören 

Bosna Savaşı yaşandığı sırada 12 yaşında olduğunu ve ailesinin Bosna’ya sağlık malzemesi gönderilmesi için yürütülen çalışmalara destek verdiğini anlattı.

Srebrenitsa’nın ailesinde ve kendi hayatında özel bir yere sahip olduğunu belirten Gören, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsündeki ilk konuşmasını 11 Temmuz 2023’te Srebrenitsa annelerine ithaf ettiğini söyledi.

Programın isminde yer alan mavi kelebeğin anlamına dikkat çeken Gören, “Bir kelebek ne kadar şey anlatabilir? Bir kelebek çok şey anlatabilir. Teknik imkânlarla bulamadığımız, toprağın altında kalan binlerce şehidimizin izini mavi kelebekler gösterdi” dedi.

Türkiye’nin Balkan coğrafyasından koparılamayacağını vurgulayan Gören, gençlerin Hodžić gibi canlı tanıkları dinlemesinin birlik, beraberlik ve vatan bilincinin korunması bakımından büyük önem taşıdığını söyledi.

Programın gerçekleştirilmesine verdiği destek dolayısıyla Zambak Kadın Derneği Yöneticisi Fatma Şen’e teşekkür edildi. Program, İsmail Hodžić’e yapılan takdimin, toplu fotoğraf çekiminin ve katılımcılara aşure ikram edilmesinin ardından sona erdi.

 

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.