Pamuk İnşaat
Pamuk İnşaat
İlker KARATAŞ
Köşe Yazarı
İlker KARATAŞ
 

KÜÇÜKÇEKMECE’DE SİYASETİN YENİ DENKLEMİ

KÜÇÜKÇEKMECE’DE SİYASETİN YENİ DENKLEMİ: KEMAL ÇEBİ VE 27 MECLİS ÜYESİNİN TERCİHİ NELERİ DEĞİŞTİRECEK? Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin 27 belediye meclis üyesiyle birlikte YENİ Parti’ye katılması, ilçede siyasi dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Bu gelişme yalnızca bugünün belediye meclisini değil, CHP’nin ilçedeki geleceğini, AK Parti’nin siyasi stratejisini, 2029 yerel seçimlerini ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Küçükçekmece’de başlayan bu değişim, İstanbul siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olabilir mi? Küçükçekmece siyasetinde kolay kolay unutulmayacak bir gelişme yaşandı. 2 Kasım 2026 Pazartesi günü Sefaköy Kültür Merkezi’nde düzenlenen katılım programında Belediye Başkanı Kemal Çebi ve 29 belediye meclis üyesinden 27’sinin YENİ Parti’ye katılması, ilçenin siyasi geleceği açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Bu gelişmeyi yalnızca bir parti değişikliği olarak değerlendirmek eksik kalır. Çünkü söz konusu olan, yıllardır CHP çatısı altında siyaset yapan bir belediye başkanının, beraberindeki çok sayıda meclis üyesiyle birlikte yeni bir siyasi yol tercih etmesidir. Küçükçekmece gibi İstanbul’un nüfus, seçmen ve siyasi ağırlık bakımından önemli ilçelerinden birinde yaşanan bu değişim, doğal olarak daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Küçükçekmece’de başlayan bu siyasi hareketlilik, ilçenin önümüzdeki yıllardaki yönetim anlayışını ve seçim dengelerini nasıl etkileyecek? 27 MECLİS ÜYESİYLE GELEN DEĞİŞİM: KÜÇÜKÇEKMECE’DE YENİ BİR DÖNEM Bir belediye meclisinde 29 üyeden 27’sinin aynı siyasi tercihte bulunması, sıradan bir gelişme değildir. Bu tablo, ilçedeki siyasi temsilin ve meclis içerisindeki grup yapısının yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Kemal Çebi’nin bu kararıyla birlikte Küçükçekmece’de yeni bir siyasi dönem başladı. Bundan sonraki süreçte belediye meclisinin çalışma düzeni, siyasi grupların ilişkileri ve karar alma mekanizmaları daha yakından takip edilecek. Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Meclis üyelerinin parti değiştirmesi, belediye başkanlığının veya belediye yönetiminin hukuki statüsünü kendiliğinden değiştirmez. Değişen, siyasi temsilin ve meclis içerisindeki parti dağılımının yapısıdır. Asıl önemli olan ise bu yeni tablonun belediye çalışmalarına nasıl yansıyacağıdır. Küçükçekmece halkı açısından bakıldığında siyasi rozetlerin renginden daha önemli olan; ilçede hangi hizmetlerin üretileceği, hangi projelerin hayata geçirileceği ve vatandaşın beklentilerine nasıl cevap verileceğidir. KEMAL ÇEBİ’NİN 40 YILLIK SİYASİ YOLCULUĞUNDA YENİ SAYFA Kemal Çebi’nin siyasi tercihini değerlendirirken geçmişini göz ardı etmemek gerekiyor. 1986 yılında CHP’ye katıldığını ve yaklaşık 40 yıllık siyasi geçmişe sahip olduğunu ifade eden Çebi, Sefaköy Kültür Merkezi’ndeki konuşmasında yeni siyasi yolculuğunun gerekçelerini anlattı. CHP’den ayrılma kararının ideolojik değil, yönetim anlayışındaki farklılıklardan kaynaklandığını dile getiren Çebi, konuşmasında Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik destek mesajlarını da sürdürdü. Bu açıklamalar, Çebi’nin siyasi geçmişiyle yeni tercihi arasında nasıl bir bağ kurduğunu göstermesi bakımından önemli. Ancak bundan sonraki asıl sınav, geçmişte oluşturulan siyasi desteğin yeni parti çatısı altında nasıl bir karşılık bulacağı olacak. Çünkü seçmen yalnızca bir siyasetçinin geçmişine bakarak karar vermez. Yeni dönemde ortaya konulan yönetim anlayışını, hizmetleri, kadroları ve siyasi tutarlılığı da değerlendirir. Kemal Çebi’nin önündeki en önemli meselelerden biri, Küçükçekmece’de yıllar içerisinde oluşan siyasi ve toplumsal ilişkileri yeni siyasi yapılanma içerisinde sürdürebilmek olacak. CHP İÇİN KÜÇÜKÇEKMECE’DE YENİ BİR SINAV BAŞLIYOR Yaşanan gelişmenin en önemli siyasi sonuçlarından biri de CHP açısından ortaya çıkacak. Uzun yıllardır parti bünyesinde siyaset yapan bir belediye başkanının ve çok sayıda belediye meclis üyesinin ayrılması, CHP’nin Küçükçekmece’deki örgüt yapısını ve siyasi temsil ilişkilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. CHP bundan sonraki süreçte ilçede nasıl bir yol izleyecek? Mevcut seçmen tabanını korumak için nasıl bir siyasi çalışma yürütecek? Önümüzdeki yerel seçimlerde nasıl bir aday ve kadro politikası geliştirecek? Bunlar yalnızca parti yöneticilerinin değil, Küçükçekmece siyasetini takip eden herkesin cevap beklediği sorular. Özellikle 2024 yerel seçimlerinde ortaya çıkan tablo önemli bir referans niteliğinde. Kemal Çebi, 2024 seçimlerinde belediye başkanlığı yarışını yüzde 50,20 oyla kazanmıştı. AK Parti adayı Aziz Yeniay yüzde 36,44 oy almıştı. Belediye meclisi seçimlerinde ise CHP yüzde 47,39, AK Parti yüzde 35,19 oy elde etmişti. Bu sonuçlar, Küçükçekmece’de güçlü bir seçmen tabanının bulunduğunu gösteriyor. Ancak o oyların gelecekte hangi siyasi adres altında toplanacağını bugünden söylemek mümkün değil. Çünkü 2024 yılında seçmenler sandığa farklı bir siyasi tablo içerisinde gitti. Önümüzdeki seçimlerde ise yeni parti yapılanması, adaylar ve yerel yönetim performansı yeniden değerlendirilecek. YENİ PARTİ İÇİN ASIL SINAV SAHADA BAŞLAYACAK YENİ Parti açısından Küçükçekmece önemli bir başlangıç noktası hâline geldi. Bir belediye başkanının ve çok sayıda meclis üyesinin katılımı, siyasi açıdan dikkat çekici bir temsil gücü oluşturuyor. Ancak bu gücün kalıcı bir siyasi yapıya dönüşmesi için yalnızca meclis içerisindeki sayısal üstünlük yeterli olmayacak. Yeni siyasi yapılanmanın mahallelerde örgütlenmesi, esnafla, gençlerle, kadınlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve farklı toplumsal kesimlerle güçlü ilişkiler kurması gerekiyor. Küçükçekmece’nin her mahallesinde vatandaşın beklentisi farklı olabilir. Sefaköy, Cennet Mahallesi, Halkalı, Atakent, Kanarya, İnönü ve diğer mahallelerde yaşanan sorunlara aynı pencereden bakmak mümkün değil. Bu nedenle yeni siyasi yapının ilçenin bütününe hitap eden, yerel sorunları merkeze alan bir çalışma ortaya koyması gerekecek. Siyasi katılımlar başlangıçtır; kalıcılığı belirleyen ise vatandaşın verdiği destektir. KÜÇÜKÇEKMECE’DEKİ DEĞİŞİM İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’Nİ DE ETKİLEYEBİLİR Küçükçekmece’de yaşanan gelişmenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi açısından da önemli sonuçları olabilir. Çünkü Kemal Çebi yalnızca ilçe belediye başkanı değil, aynı zamanda İBB Meclisi’nde de temsil edilen bir isim. İlçedeki siyasi değişimin İBB Meclisi’ne yansıması, İstanbul genelindeki siyasi dengeler açısından ayrıca önem taşıyor. Son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de farklı siyasi geçişler yaşanması, meclis aritmetiğini yeniden gündeme getirdi. YENİ Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, partiye geçen İBB Meclis üyesi sayısının 107’ye ulaştığı ve bu sayının artabileceği ifade edildi. Bu rakamlar parti yöneticilerinin açıklamaları olarak değerlendirilmelidir; güncel ve kesin meclis dağılımı için resmî kayıtların esas alınması gerekir. Ancak şu gerçek ortada: İstanbul’da belediye meclislerinin siyasi yapısı değişirken Küçükçekmece’de yaşanan gelişme de bu büyük tablonun önemli parçalarından biri hâline geliyor. Burada asıl dikkat çekici konu, Küçükçekmece’deki parti değişikliğinin yalnızca ilçede kalmayıp İstanbul genelindeki siyasi ilişkileri de etkileyebilecek olmasıdır. İBB Meclisi’nde CHP’nin temsil gücü, YENİ Parti’nin bağımsız bir siyasi grup olarak nasıl hareket edeceği ve Cumhur İttifakı’nın yeni oluşan tablo karşısındaki stratejisi önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacak. İBB’DE YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMASI: AK PARTİ İÇİN YENİ BİR İHTİMAL Mİ? İstanbul siyasetinde gündeme gelen en önemli sorulardan biri de İBB yönetiminde olası bir değişiklik yaşanıp yaşanmayacağı. CHP’den farklı partilere geçen belediye meclis üyelerinin sayısı arttıkça, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki çoğunluk tartışmaları da büyüyor. Bu noktada AK Parti ve Cumhur İttifakı açısından yeni bir siyasi hesap zemini oluşabilir. Meclis aritmetiğinde yaşanacak değişimler, olası bir başkan vekilliği seçimi veya kanuni şartların doğurduğu başka bir seçim sürecinde belirleyici olabilir. Ancak burada çok önemli bir ayrım var: İBB Meclisi’nde çoğunluğun değişmesi, mevcut büyükşehir belediye başkanının görevini kendiliğinden sona erdirmez. Yönetimin değişebilmesi için kanunda öngörülen hukuki şartların oluşması ve gerekli seçim sürecinin işletilmesi gerekir. Dolayısıyla AK Parti’nin İBB Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı alması bugün için kesinleşmiş bir gelişme değildir. Fakat meclis aritmetiğindeki değişimlerin bu ihtimalin siyasi olarak tartışılmasına zemin hazırladığı da göz ardı edilmemelidir. YENİ Parti’ye geçen üyelerin nasıl bir siyasi tutum alacağı, CHP ile ilişkilerini nasıl sürdüreceği ve Cumhur İttifakı ile hangi konularda ortak hareket edeceği bu açıdan önem taşıyor. Burada belirleyici olan yalnızca sayı değil, o sayıların hangi siyasi iradeyle hareket edeceğidir. 2029 YEREL SEÇİMLERİNE GİDEN YOLDA KÜÇÜKÇEKMECE’DE YENİ HESAPLAR Önümüzdeki yerel seçimlere henüz zaman olsa da Küçükçekmece’de yaşanan bu gelişme, 2029 seçimlerinin siyasi hesaplarını bugünden gündeme taşıdı. Kemal Çebi yeni siyasi kimliğiyle belediye yönetimini nasıl sürdürecek? YENİ Parti ilçede kalıcı bir teşkilat yapısı oluşturabilecek mi? CHP kendi seçmen tabanını koruyabilecek mi? AK Parti, ortaya çıkan yeni siyasi rekabet ortamında nasıl bir strateji izleyecek? Bu soruların yanıtları, gelecek yerel seçimlerin siyasi atmosferini belirleyecek. Bir başka önemli konu ise seçmenin parti değişikliğine nasıl yaklaşacağı. Çünkü belediye başkanlığı seçimlerinde seçmen yalnızca partiye değil, adaya, hizmete ve ilçeye ilişkin beklentilerine de oy verir. Bu nedenle geçmiş seçimlerde Kemal Çebi’ye destek veren vatandaşların yeni siyasi yapılanmaya nasıl yaklaşacağını zaman gösterecek. Küçükçekmece’de yeni dönemin başarısını belirleyecek temel unsur, siyasi kadroların vatandaşla kuracağı ilişki ve belediye hizmetlerinin niteliği olacak. GENEL SİYASETTE DE YENİ BİR DÖNEMİN İŞARETİ OLABİLİR Küçükçekmece’deki bu değişim, yalnızca yerel seçimler açısından değil, genel siyaset bakımından da takip edilmesi gereken bir gelişme. Belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin yeni bir siyasi yapı etrafında toplanması, YENİ Parti’nin ülke genelindeki örgütlenme ve siyasi temsil iddiasını da gündeme taşıyor. Ancak yerel yönetimlerde elde edilen siyasi destek, genel seçimlerde otomatik olarak aynı oranda oy anlamına gelmez. Genel seçimlerde ekonomi, hukuk, eğitim, dış politika ve ülke yönetimine ilişkin politikalar daha geniş bir değerlendirme alanı oluşturur. Bu nedenle YENİ Parti’nin genel siyasetteki geleceğini belirleyecek olan, yalnızca yerel yönetimlerden gelen katılımlar değil; ülke genelinde nasıl bir program ve siyasi kadro ortaya koyacağı olacaktır. SONUÇ: KÜÇÜKÇEKMECE’DE BAŞLAYAN DEĞİŞİMİN ETKİSİ İSTANBUL’A UZANABİLİR Küçükçekmece’de yaşanan gelişme, ilçenin siyasi geleceği açısından yeni bir dönemin başlangıcıdır. Kemal Çebi ve 27 belediye meclis üyesinin YENİ Parti’ye geçmesi, CHP’nin ilçedeki siyasi yapılanmasını yeniden değerlendirmesine, AK Parti’nin yeni siyasi rekabet ortamına göre strateji oluşturmasına ve YENİ Parti’nin ilçede kalıcı bir örgütlenme kurma arayışına neden olacaktır. İBB Meclisi’ndeki olası yansımaları ise bu değişimin İstanbul genelindeki önemini artırıyor. Ancak İstanbul’un yönetiminde bir değişiklik yaşanıp yaşanmayacağını belirleyecek olan; resmî meclis aritmetiği, hukuki şartlar ve siyasi grupların alacağı kararlar olacaktır. Bütün bu gelişmelerin merkezinde ise yine Küçükçekmece bulunuyor. Çünkü burada yaşanan değişim, yalnızca meclis üyelerinin siyasi kimliklerini değil, ilçedeki siyasi rekabetin geleceğini de yeniden tartışmaya açtı. Bugün Küçükçekmece’de değişen siyasi tablo, yarının İstanbul siyasetini de etkileyebilir. Ancak bu yeni dönemin gerçek kazananını rozetler, siyasi hesaplar veya meclis çoğunlukları değil; vatandaşın değerlendirmesi ve sandıkta ortaya koyacağı irade belirleyecek. Küçükçekmece’de yeni denklem kuruluyor. Şimdi gözler, bu denklemin belediye hizmetlerine, siyasi ilişkilere ve gelecek seçimlere nasıl yansıyacağında.
Ekleme Tarihi: 03 Kasım 2026 -Salı
İlker KARATAŞ

KÜÇÜKÇEKMECE’DE SİYASETİN YENİ DENKLEMİ

KÜÇÜKÇEKMECE’DE SİYASETİN YENİ DENKLEMİ: KEMAL ÇEBİ VE 27 MECLİS ÜYESİNİN TERCİHİ NELERİ DEĞİŞTİRECEK? Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin 27 belediye meclis üyesiyle birlikte YENİ Parti’ye katılması, ilçede siyasi dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Bu gelişme yalnızca bugünün belediye meclisini değil, CHP’nin ilçedeki geleceğini, AK Parti’nin siyasi stratejisini, 2029 yerel seçimlerini ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Küçükçekmece’de başlayan bu değişim, İstanbul siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olabilir mi? Küçükçekmece siyasetinde kolay kolay unutulmayacak bir gelişme yaşandı. 2 Kasım 2026 Pazartesi günü Sefaköy Kültür Merkezi’nde düzenlenen katılım programında Belediye Başkanı Kemal Çebi ve 29 belediye meclis üyesinden 27’sinin YENİ Parti’ye katılması, ilçenin siyasi geleceği açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Bu gelişmeyi yalnızca bir parti değişikliği olarak değerlendirmek eksik kalır. Çünkü söz konusu olan, yıllardır CHP çatısı altında siyaset yapan bir belediye başkanının, beraberindeki çok sayıda meclis üyesiyle birlikte yeni bir siyasi yol tercih etmesidir. Küçükçekmece gibi İstanbul’un nüfus, seçmen ve siyasi ağırlık bakımından önemli ilçelerinden birinde yaşanan bu değişim, doğal olarak daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Küçükçekmece’de başlayan bu siyasi hareketlilik, ilçenin önümüzdeki yıllardaki yönetim anlayışını ve seçim dengelerini nasıl etkileyecek? 27 MECLİS ÜYESİYLE GELEN DEĞİŞİM: KÜÇÜKÇEKMECE’DE YENİ BİR DÖNEM Bir belediye meclisinde 29 üyeden 27’sinin aynı siyasi tercihte bulunması, sıradan bir gelişme değildir. Bu tablo, ilçedeki siyasi temsilin ve meclis içerisindeki grup yapısının yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Kemal Çebi’nin bu kararıyla birlikte Küçükçekmece’de yeni bir siyasi dönem başladı. Bundan sonraki süreçte belediye meclisinin çalışma düzeni, siyasi grupların ilişkileri ve karar alma mekanizmaları daha yakından takip edilecek. Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Meclis üyelerinin parti değiştirmesi, belediye başkanlığının veya belediye yönetiminin hukuki statüsünü kendiliğinden değiştirmez. Değişen, siyasi temsilin ve meclis içerisindeki parti dağılımının yapısıdır. Asıl önemli olan ise bu yeni tablonun belediye çalışmalarına nasıl yansıyacağıdır. Küçükçekmece halkı açısından bakıldığında siyasi rozetlerin renginden daha önemli olan; ilçede hangi hizmetlerin üretileceği, hangi projelerin hayata geçirileceği ve vatandaşın beklentilerine nasıl cevap verileceğidir. KEMAL ÇEBİ’NİN 40 YILLIK SİYASİ YOLCULUĞUNDA YENİ SAYFA Kemal Çebi’nin siyasi tercihini değerlendirirken geçmişini göz ardı etmemek gerekiyor. 1986 yılında CHP’ye katıldığını ve yaklaşık 40 yıllık siyasi geçmişe sahip olduğunu ifade eden Çebi, Sefaköy Kültür Merkezi’ndeki konuşmasında yeni siyasi yolculuğunun gerekçelerini anlattı. CHP’den ayrılma kararının ideolojik değil, yönetim anlayışındaki farklılıklardan kaynaklandığını dile getiren Çebi, konuşmasında Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik destek mesajlarını da sürdürdü. Bu açıklamalar, Çebi’nin siyasi geçmişiyle yeni tercihi arasında nasıl bir bağ kurduğunu göstermesi bakımından önemli. Ancak bundan sonraki asıl sınav, geçmişte oluşturulan siyasi desteğin yeni parti çatısı altında nasıl bir karşılık bulacağı olacak. Çünkü seçmen yalnızca bir siyasetçinin geçmişine bakarak karar vermez. Yeni dönemde ortaya konulan yönetim anlayışını, hizmetleri, kadroları ve siyasi tutarlılığı da değerlendirir. Kemal Çebi’nin önündeki en önemli meselelerden biri, Küçükçekmece’de yıllar içerisinde oluşan siyasi ve toplumsal ilişkileri yeni siyasi yapılanma içerisinde sürdürebilmek olacak. CHP İÇİN KÜÇÜKÇEKMECE’DE YENİ BİR SINAV BAŞLIYOR Yaşanan gelişmenin en önemli siyasi sonuçlarından biri de CHP açısından ortaya çıkacak. Uzun yıllardır parti bünyesinde siyaset yapan bir belediye başkanının ve çok sayıda belediye meclis üyesinin ayrılması, CHP’nin Küçükçekmece’deki örgüt yapısını ve siyasi temsil ilişkilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. CHP bundan sonraki süreçte ilçede nasıl bir yol izleyecek? Mevcut seçmen tabanını korumak için nasıl bir siyasi çalışma yürütecek? Önümüzdeki yerel seçimlerde nasıl bir aday ve kadro politikası geliştirecek? Bunlar yalnızca parti yöneticilerinin değil, Küçükçekmece siyasetini takip eden herkesin cevap beklediği sorular. Özellikle 2024 yerel seçimlerinde ortaya çıkan tablo önemli bir referans niteliğinde. Kemal Çebi, 2024 seçimlerinde belediye başkanlığı yarışını yüzde 50,20 oyla kazanmıştı. AK Parti adayı Aziz Yeniay yüzde 36,44 oy almıştı. Belediye meclisi seçimlerinde ise CHP yüzde 47,39, AK Parti yüzde 35,19 oy elde etmişti. Bu sonuçlar, Küçükçekmece’de güçlü bir seçmen tabanının bulunduğunu gösteriyor. Ancak o oyların gelecekte hangi siyasi adres altında toplanacağını bugünden söylemek mümkün değil. Çünkü 2024 yılında seçmenler sandığa farklı bir siyasi tablo içerisinde gitti. Önümüzdeki seçimlerde ise yeni parti yapılanması, adaylar ve yerel yönetim performansı yeniden değerlendirilecek. YENİ PARTİ İÇİN ASIL SINAV SAHADA BAŞLAYACAK YENİ Parti açısından Küçükçekmece önemli bir başlangıç noktası hâline geldi. Bir belediye başkanının ve çok sayıda meclis üyesinin katılımı, siyasi açıdan dikkat çekici bir temsil gücü oluşturuyor. Ancak bu gücün kalıcı bir siyasi yapıya dönüşmesi için yalnızca meclis içerisindeki sayısal üstünlük yeterli olmayacak. Yeni siyasi yapılanmanın mahallelerde örgütlenmesi, esnafla, gençlerle, kadınlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve farklı toplumsal kesimlerle güçlü ilişkiler kurması gerekiyor. Küçükçekmece’nin her mahallesinde vatandaşın beklentisi farklı olabilir. Sefaköy, Cennet Mahallesi, Halkalı, Atakent, Kanarya, İnönü ve diğer mahallelerde yaşanan sorunlara aynı pencereden bakmak mümkün değil. Bu nedenle yeni siyasi yapının ilçenin bütününe hitap eden, yerel sorunları merkeze alan bir çalışma ortaya koyması gerekecek. Siyasi katılımlar başlangıçtır; kalıcılığı belirleyen ise vatandaşın verdiği destektir. KÜÇÜKÇEKMECE’DEKİ DEĞİŞİM İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’Nİ DE ETKİLEYEBİLİR Küçükçekmece’de yaşanan gelişmenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi açısından da önemli sonuçları olabilir. Çünkü Kemal Çebi yalnızca ilçe belediye başkanı değil, aynı zamanda İBB Meclisi’nde de temsil edilen bir isim. İlçedeki siyasi değişimin İBB Meclisi’ne yansıması, İstanbul genelindeki siyasi dengeler açısından ayrıca önem taşıyor. Son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de farklı siyasi geçişler yaşanması, meclis aritmetiğini yeniden gündeme getirdi. YENİ Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, partiye geçen İBB Meclis üyesi sayısının 107’ye ulaştığı ve bu sayının artabileceği ifade edildi. Bu rakamlar parti yöneticilerinin açıklamaları olarak değerlendirilmelidir; güncel ve kesin meclis dağılımı için resmî kayıtların esas alınması gerekir. Ancak şu gerçek ortada: İstanbul’da belediye meclislerinin siyasi yapısı değişirken Küçükçekmece’de yaşanan gelişme de bu büyük tablonun önemli parçalarından biri hâline geliyor. Burada asıl dikkat çekici konu, Küçükçekmece’deki parti değişikliğinin yalnızca ilçede kalmayıp İstanbul genelindeki siyasi ilişkileri de etkileyebilecek olmasıdır. İBB Meclisi’nde CHP’nin temsil gücü, YENİ Parti’nin bağımsız bir siyasi grup olarak nasıl hareket edeceği ve Cumhur İttifakı’nın yeni oluşan tablo karşısındaki stratejisi önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacak. İBB’DE YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMASI: AK PARTİ İÇİN YENİ BİR İHTİMAL Mİ? İstanbul siyasetinde gündeme gelen en önemli sorulardan biri de İBB yönetiminde olası bir değişiklik yaşanıp yaşanmayacağı. CHP’den farklı partilere geçen belediye meclis üyelerinin sayısı arttıkça, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki çoğunluk tartışmaları da büyüyor. Bu noktada AK Parti ve Cumhur İttifakı açısından yeni bir siyasi hesap zemini oluşabilir. Meclis aritmetiğinde yaşanacak değişimler, olası bir başkan vekilliği seçimi veya kanuni şartların doğurduğu başka bir seçim sürecinde belirleyici olabilir. Ancak burada çok önemli bir ayrım var: İBB Meclisi’nde çoğunluğun değişmesi, mevcut büyükşehir belediye başkanının görevini kendiliğinden sona erdirmez. Yönetimin değişebilmesi için kanunda öngörülen hukuki şartların oluşması ve gerekli seçim sürecinin işletilmesi gerekir. Dolayısıyla AK Parti’nin İBB Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı alması bugün için kesinleşmiş bir gelişme değildir. Fakat meclis aritmetiğindeki değişimlerin bu ihtimalin siyasi olarak tartışılmasına zemin hazırladığı da göz ardı edilmemelidir. YENİ Parti’ye geçen üyelerin nasıl bir siyasi tutum alacağı, CHP ile ilişkilerini nasıl sürdüreceği ve Cumhur İttifakı ile hangi konularda ortak hareket edeceği bu açıdan önem taşıyor. Burada belirleyici olan yalnızca sayı değil, o sayıların hangi siyasi iradeyle hareket edeceğidir. 2029 YEREL SEÇİMLERİNE GİDEN YOLDA KÜÇÜKÇEKMECE’DE YENİ HESAPLAR Önümüzdeki yerel seçimlere henüz zaman olsa da Küçükçekmece’de yaşanan bu gelişme, 2029 seçimlerinin siyasi hesaplarını bugünden gündeme taşıdı. Kemal Çebi yeni siyasi kimliğiyle belediye yönetimini nasıl sürdürecek? YENİ Parti ilçede kalıcı bir teşkilat yapısı oluşturabilecek mi? CHP kendi seçmen tabanını koruyabilecek mi? AK Parti, ortaya çıkan yeni siyasi rekabet ortamında nasıl bir strateji izleyecek? Bu soruların yanıtları, gelecek yerel seçimlerin siyasi atmosferini belirleyecek. Bir başka önemli konu ise seçmenin parti değişikliğine nasıl yaklaşacağı. Çünkü belediye başkanlığı seçimlerinde seçmen yalnızca partiye değil, adaya, hizmete ve ilçeye ilişkin beklentilerine de oy verir. Bu nedenle geçmiş seçimlerde Kemal Çebi’ye destek veren vatandaşların yeni siyasi yapılanmaya nasıl yaklaşacağını zaman gösterecek. Küçükçekmece’de yeni dönemin başarısını belirleyecek temel unsur, siyasi kadroların vatandaşla kuracağı ilişki ve belediye hizmetlerinin niteliği olacak. GENEL SİYASETTE DE YENİ BİR DÖNEMİN İŞARETİ OLABİLİR Küçükçekmece’deki bu değişim, yalnızca yerel seçimler açısından değil, genel siyaset bakımından da takip edilmesi gereken bir gelişme. Belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin yeni bir siyasi yapı etrafında toplanması, YENİ Parti’nin ülke genelindeki örgütlenme ve siyasi temsil iddiasını da gündeme taşıyor. Ancak yerel yönetimlerde elde edilen siyasi destek, genel seçimlerde otomatik olarak aynı oranda oy anlamına gelmez. Genel seçimlerde ekonomi, hukuk, eğitim, dış politika ve ülke yönetimine ilişkin politikalar daha geniş bir değerlendirme alanı oluşturur. Bu nedenle YENİ Parti’nin genel siyasetteki geleceğini belirleyecek olan, yalnızca yerel yönetimlerden gelen katılımlar değil; ülke genelinde nasıl bir program ve siyasi kadro ortaya koyacağı olacaktır. SONUÇ: KÜÇÜKÇEKMECE’DE BAŞLAYAN DEĞİŞİMİN ETKİSİ İSTANBUL’A UZANABİLİR Küçükçekmece’de yaşanan gelişme, ilçenin siyasi geleceği açısından yeni bir dönemin başlangıcıdır. Kemal Çebi ve 27 belediye meclis üyesinin YENİ Parti’ye geçmesi, CHP’nin ilçedeki siyasi yapılanmasını yeniden değerlendirmesine, AK Parti’nin yeni siyasi rekabet ortamına göre strateji oluşturmasına ve YENİ Parti’nin ilçede kalıcı bir örgütlenme kurma arayışına neden olacaktır. İBB Meclisi’ndeki olası yansımaları ise bu değişimin İstanbul genelindeki önemini artırıyor. Ancak İstanbul’un yönetiminde bir değişiklik yaşanıp yaşanmayacağını belirleyecek olan; resmî meclis aritmetiği, hukuki şartlar ve siyasi grupların alacağı kararlar olacaktır. Bütün bu gelişmelerin merkezinde ise yine Küçükçekmece bulunuyor. Çünkü burada yaşanan değişim, yalnızca meclis üyelerinin siyasi kimliklerini değil, ilçedeki siyasi rekabetin geleceğini de yeniden tartışmaya açtı. Bugün Küçükçekmece’de değişen siyasi tablo, yarının İstanbul siyasetini de etkileyebilir. Ancak bu yeni dönemin gerçek kazananını rozetler, siyasi hesaplar veya meclis çoğunlukları değil; vatandaşın değerlendirmesi ve sandıkta ortaya koyacağı irade belirleyecek. Küçükçekmece’de yeni denklem kuruluyor. Şimdi gözler, bu denklemin belediye hizmetlerine, siyasi ilişkilere ve gelecek seçimlere nasıl yansıyacağında.
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.